Travma Nedir?

Travma, günlük yaşantımızda sık kullanılan kelimeler arasına girmeye başlarken, sadece stres düzeyini arttıran olaylara verdiğimiz ad olabilmekte; buna karşın, günlük rutini bozan, ani ve beklenmedik bir şekilde gelişen, dehşet, kaygı ve panik yaratan, kişinin anlamlandırma süreçlerini bozan olaylar, travmatik yaşantılar olarak tanımlanabilmektedir. Yaşanmış bir trafik kazası, bir doğal afet (deprem, sel, vb.), taciz, daha zorlayıcı bir yaşantı, onbeş yıllık evlilikte atılmış ilk tokat travmaya örnek oluşturabilmektedir.  

Travma Zeminleri ve Tepkiler

Kişi gerçek bir tehditle karşılaştığını algılamış, fiziksel zarara maruz kalmış veya buna tanık olmuş, bu esnada da aşırı derecede korku, çaresizlik ve dehşet hissetmişse, durum kişi için travmatik bir yaşantı olarak tanımlanabilmektedir. Diğer bir deyişle bir olayda;

  • Yaşama karşı tehdit algılama
  • Vücudun bütünlüğüne karşı tehdit algılama
  • Sevdiklerimize karşı tehdit algılama
  • İnanç sistemlerimize karşı tehdit algılama söz konusu ise bu olay kişi için travmatik bir yaşantıdır.

Bu tür olaylarda kişilerde genellikle gücü kötüye kullanma, duyulan güvene ihanet etme, tuzağa düşme, çaresizlik, acı, kafa karışıklığı ve/veya kayıp söz konusu olabilmektedir. Bu oldukça geniş tanım, içeriğinde hem tek seferlik olaylar (kazalar, doğal afetler, suçlar, ameliyatlar, ölümler, vb.) hem de tekrarlayan ve süre giden olaylar (çocuk istismarları, çocuk ihmalleri, savaşlar, şiddet içeren ilişkiler, vb.) bulundurmaktadır. Dikkat edilmesi gereken nokta, olayın travma olup olmadığı kararının olaya maruz kalanlara ait olmasıdır. Trafik kazası geçirmiş iki kişiden biri, bu yaşantıda fiziksel bütünlüğüne bir tehdit algılamamış ise bu olay onun için travma olmakta; aynı kazayı yaşamış ikinci kişi, bu olayı hayatını tehdit eden bir felaket olarak algılamış ise kaza bu kişi için travmatik bir olay niteliği kazanmaktadır. Psikolojik travma, olayı yaşayan kişinin algısı ve değerlendirmesi doğrultusunda tanımlanmıştır.  

Travma Zeminlerine Verilen Normal Tepkiler

Analiz ve araştırma sonuçlarına göre, felaketlere verilen tepkileri beş aşamada incelemek mümkündür:

1. İlk etki aşaması : Kaygı ve korkular ön plandadır.

2. Kahramanlık aşaması : Birçok kişi, felaketin korkunç sonuçları ve kayıplarıyla başa çıkmak için fiziksel ve zihinsel olarak kendini tüketircesine çalışır.

3. Balayı aşaması : Hayatta kalındığı, özel ve/veya devlete bağlı kuruluşlardan gelen yardımlar için büyük bir minnettarlık yaşanır.

4. Uyanış aşaması : Kuruluşların ve/veya görevlilerin yapılması gerekenleri zamanında yapmamış olmalarına duyulan engellenmişlik hissi ve öfke ön plandadır.

5. Yeniden yapılanma aşaması: Zihinsel ve duygusal yeniden yapılanma sonucunda, algılamalar daha gerçekçi bir hal alır. Karşılaşılan problemlere kişisel çözümler getirebilmek için sorumluluk üstlenme kabul edilir. Gerekli görüldüğü koşulda bu son aşama psikoterapinin en verimli olması beklenen aşamadır.

Travma Çeşitleri ve Örnekler

Akut Travma: Akut travma, genellikle tek bir olaydan kaynaklanır ve olay aniden gelişir. Örnekler arasında trafik kazaları, ani kayıplar, doğal afetler (deprem, sel, yangın) veya şiddet içeren saldırılar (fiziksel saldırı, tecavüz) bulunur. Bu tür travmalar, bireyin olay anında aşırı stres yaşamasına ve bu olayın anılarının yoğun bir şekilde tekrar tekrar yaşanmasına neden olabilir. Akut travmanın ardından kişi, olayın hemen sonrasında yoğun bir şok yaşar ve bu durum haftalar, aylar hatta yıllar sürebilir.

Kronik Travma: Kronik travma, uzun bir süre boyunca devam eden veya tekrar eden travmatik olayların sonucunda oluşur. Aile içi şiddet, çocuk istismarı, uzun süreli işkence veya savaş bölgesinde yaşamak kronik travmalara örnektir. Kronik travmalar, sürekli bir tehdit altında olma hissi yaratır ve bireyin sürekli olarak tetikte hissetmesine, güvenlik duygusunun tamamen kaybolmasına neden olabilir. Kronik travmaya maruz kalan bireyler, genellikle depresyon, anksiyete bozuklukları ve diğer psikiyatrik durumlar geliştirme riski taşır.

Kompleks Travma: Kompleks travma, birden fazla travmatik olayın bir araya gelmesi sonucu ortaya çıkar. Genellikle çocukluk döneminde başlar ve kişinin kişilik gelişimi üzerinde derin etkiler bırakır. İstismar, ihmal, duygusal veya fiziksel şiddet gibi sürekli maruz kalınan olumsuz durumlar, bireyin dünyayı ve kendini algılama şeklini derinden etkiler. Kompleks travmaya maruz kalan bireyler, ilişkilerinde zorluklar yaşayabilir, benlik saygısı düşük olabilir ve sürekli olarak güvensizlik hissedebilirler.

AKILDA KALACAKLAR

  • Basınç, ezilme ve yırtılma tarzındaki travmalar
    genellikle künt travmalar için karakteristik
    yaralanma tipleridir.
  • Travma genç yaş grubunda en sık ölüm nedenidir.
  • Künt travmalarda mortalite daha yüksektir.
  • Blast yaralanmalar kompleks bir yapıya sahiptir.
  • Multipl travma birden çok sistemin etkilendiği
    yaralanmalardır.
  • Kavite oluşumları genellikle perforan
    yaralanmaların spesifik bulgularındandır.